Çocuğun cinsel istismarı

Çocuğun cinsel istismarı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenmiş olup çocukların cinsel dokunulmazlığını korumayı amaçlayan en ağır suç tiplerinden biridir.

Bu suç, henüz gelişimini tamamlamamış ve korunmaya muhtaç durumda olan çocukların cinsel davranışlarla istismar edilmesini cezalandırır.

Mağdurun 18 yaşından büyük olması halinde ise artık çocuğun cinsel istismarı suçu değil, cinsel saldırı suçu gündeme gelecektir.

I. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunda Fail ve Mağdur

Çocuğun cinsel istismarı suçunun faili herkes olabilir. Failin erkek olması zorunlu değildir; kadın veya erkek herkes bu suçun faili olabilir. Aynı şekilde fail ile mağdurun aynı ya da farklı cinsiyetten olması da mümkündür.

Suçun mağduru ise cinsiyete bakılmaksızın çocuktur. Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesine göre 18 yaşını tamamlamamış herkes çocuk sayılır.

Kanun, çocuğun yaşına ve algılama yeteneğine göre farklı değerlendirmeler yapmaktadır. Buna göre mağdurlar üç gruba ayrılmaktadır:

  1. 15 yaşını tamamlamamış çocuklar

  2. 15 yaşını doldurmuş ancak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklar

  3. 15 yaşını doldurmuş ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocuklar

Bu ayrım, suçun oluşup oluşmadığını ve uygulanacak cezanın belirlenmesini doğrudan etkiler.

15 yaşından küçük çocuklar

15 yaşından küçük çocukların rızası hukuken geçerli kabul edilmez. Bu nedenle çocuk rıza göstermiş olsa bile çocuğun cinsel istismarı suçu oluşur.

15-18 yaş arasındaki çocuklar

15 yaşını doldurmuş ve algılama yeteneği gelişmiş bir çocuğun rıza göstermesi halinde, eylem reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak bu yaş grubundaki çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar; cebir, tehdit, hile, iradeyi etkileyen başka nedenler kullanılarak gerçekleştirilmişse yine çocuğun cinsel istismarı suçu oluşacaktır.

Yaşın belirlenmesi

Mağdurun nüfusa kayıtlı olmaması veya yaşına itiraz edilmesi halinde mahkeme tarafından kemik yaşı gibi bilimsel yöntemlerle yaş tespiti yapılır ve ardından nüfusa tescil işlemi gerçekleştirilir.

II. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Maddi Unsuru

Basit cinsel istismar suçunun maddi unsuru, kanunda belirtildiği üzere çocuğun cinsel davranışlarla istismar edilmesidir.

Uygulamada aşağıdaki davranışlar cinsel istismar kapsamında değerlendirilebilmektedir:

-Çocuğun cinsel organlarına dokunulması

-Çocuğun kucağa oturtulması veya çocuğun failin kucağına oturtulması

-Çocuğun vücuduna sürtünme şeklinde temas edilmesi

-Cinsel içerikli dokunma veya temas davranışları

Kanun koyucu özellikle 15 yaşından küçük çocuklara karşı gerçekleştirilen cinsel davranışların niteliğini sınırlı şekilde saymamıştır. Bu nedenle çocuğun cinsel dokunulmazlığını ihlal eden her türlü davranış bu suç kapsamında değerlendirilebilir.

Bu yaş grubunda çocuğun rıza göstermesi suçun oluşumunu ortadan kaldırmaz.

III. Suçun Manevi Unsuru

Çocuğun cinsel istismarı suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Failin davranışı gerçekleştirirken cinsel amaçla hareket etmesi gerekir.

Başka bir ifadeyle failin;

-Yaptığı davranışı bilmesi

-Bu davranışı istemesi

-Cinsel amaçla hareket etmesi

Gereklidir.

Yaş konusunda hata

Failin mağdurun yaşı konusunda esaslı bir hataya düşmesi durumunda kast ortadan kalkabilir.

Örneğin;

-Mağdur 18 yaşından büyük olduğunu söylemişse

-Fiziki görünümü de bu beyanı destekliyorsa

Fail bu beyana güvenerek eylemi gerçekleştirmiş olabilir. Bu durumda hata hükümleri uygulanabilir.

Ancak uygulamada “ben 18 yaşında olduğunu sanıyordum” şeklindeki savunmalar her zaman kabul edilmemektedir. Bu nedenle mahkemeler somut olayın özelliklerini değerlendirir.

IV. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Nitelikli Halleri

Çocuğun cinsel istismarı suçunun en ağır şekli, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesidir.

Bu durumda verilecek ceza en az 16 yıl hapis cezasıdır.

Buna karşılık mağdur 12 yaşından küçükse, verilecek ceza 18 yıldan az olamaz.

Vücuda organ veya cisim sokulması şu durumları kapsar:

-Penis sokulması

-Parmak sokulması

-Cinsel amaçla herhangi bir cisim sokulması

Burada önemli olan husus, sokulan şeyin yalnızca cinsel organ olması değildir. Kanuna göre herhangi bir vücut boşluğuna (ağız, vajina, anüs vb.) bir organ veya cisim sokulması suçun nitelikli halini oluşturur.

V. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’na göre çocuğun cinsel istismarı suçunun cezaları şu şekildedir:

Basit cinsel istismar

Fail hakkında 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilir.

Mağdur 12 yaşından küçükse

a-İstismar durumunda ceza 10 yıldan az olamaz

b-Sarkıntılık düzeyinde kalmışsa ceza 5 yıldan az olamaz

Organ veya cisim sokulması

Bu durumda 16 yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir.

Eğer mağdur 12 yaşından küçükse ceza 18 yıldan az olamaz.

Cezayı artıran haller

TCK’nın 103/3 maddesinde düzenlenmiştir. Suç ;

-Cebir veya tehdit kullanılarak

-Silah kullanılarak

-Birden fazla kişi tarafından

İşlenmişse verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Çocuğun Cinsel İstismarı Davalarında Ceza Avukatının Önemi

Çocuğun cinsel istismarı suçu, hem mağdur hem de sanık açısından son derece ağır sonuçlar doğuran bir suç tipidir. Bu nedenle soruşturma ve yargılama süreçlerinde;

-Delillerin doğru değerlendirilmesi,

-Uzman raporlarının incelenmesi,

-Mağdur beyanlarının ve sanık açıklamalarının değerlendirilmesi,

-Yanlış suç vasfı belirlenmesinin önlenmesi (eylem bazen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu da oluşturabilir)

Büyük önem taşır.

Bu tür davalarda deneyimli bir ceza avukatı ile sürecin yürütülmesi, hem mağdurun haklarının korunması hem de sanığın adil yargılanma hakkının sağlanması açısından kritik bir rol oynamaktadır.

Özellikle ağır ceza mahkemelerinde görülen bu davalarda profesyonel hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından son derece önemlidir.

Kayseri Ağır  Ceza Avukatı

Ağır ceza davaları ceza hukukunun en ciddi sonuçlar doğuran dava türleri arasında yer almaktadır. Bu davalarda yapılacak savunma, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkileyebilir.Bu nedenle Kayseri Ceza Avukatı desteği almak, hukuki sürecin doğru şekilde yürütülmesi açısından önemlidir.

Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kayseri’de ceza davaları alanında hizmet vermekte olan Av. Halil İbrahim Kebeşoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.