Avukatlık ofisi

Av.Halil İbrahim Kebeşoğlu

                                                                          Kayseri Ağır Ceza ve Asliye Ceza Davalarında Hukuki Destek

Hizmetlerimiz

Ağır ceza davaları ve ceza hukuku görseli

Ağır Ceza Davaları

Kayseri’de ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Asliye ceza davaları ve ceza hukuku görseli

Asliye Ceza Davaları

Kayseri’de asliye ceza mahkemelerinde görülen davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Özel Ceza Yasalarından doğan suçlar

Özel Ceza Yasaları Kapsamındaki Davalar

6136 ,5607,213 Saylı Yasalara muhalefet suçları gibi davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Kayseri tutuklamaya itiraz avukatı

KorumaTedbirlerine İtiraz

Tutuklama kararı gibi tedbirlere itiraz başvurularına ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Yargıtay başvurusu

İstinaf ve Temyiz Başvurusu

İstinaf ve Temyiz kanun yollarına başvurulara yönelik hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetli sağlanmaktadır.

AİHM ve AYM başvurusu ile ilgili hukuki destek sağlanmaktadır

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Bireysel Başvuruları

AYM ve AİHM başvurularına yönelik hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Merak Ettiğiniz Sorular


Ceza davalarında bir davanın mutlaka lehe sonuçlanacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Zira her dava, somut olayın özellikleri ve dosya kapsamına göre farklılık göstermektedir.

Örneğin haksız tahrik altında gerçekleşen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan bir olayda, mahkeme tarafından haksız tahrik hükümleri kapsamında cezada mümkün olan en yüksek indirimin uygulanmasının sağlanması, davanın sanık açısından lehe sonuçlanması olarak değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, haksız tahrik indiriminin en yüksek ya da en yükseğe yakın oranda uygulanacağı yönünde önceden herhangi bir vaatte bulunulması hukuken doğru değildir. Çünkü cezanın belirlenmesi, somut olayın koşulları ile mahkemenin takdir yetkisine bağlıdır.


Bu konuda bir süre verilmesi mümkün değildir. Davanın niteliği/ağırlığı, dinlenecek tanık/mağdur/sanık sayısı, bu kişilerin yargılamanın yapıldığı mahkeme sınırları içerisinde olup olmadıkları, talimat yazılması gerekip gerekmediği, talimatın dönüş tarihi, davaya bakan mahkemenin iş yoğunluğu, mahkemece yapılacak yargısal işlemler gibi hususlar davanın süresini değiştirecektir.

Avukatlık ücreti; bakılacak davanın niteliği ve ağırlığına, vekilliği veya müdafiliği üstlenilecek kişi sayısına, işin tutuklu olup olmamasına, tutuklu ise kişinin bulunduğu yere, dosyanın kapsamına ve işin gerektirdiği mesaiye göre belirlenmektedir. Bu nedenle her dava için sabit veya standart bir avukatlık ücretinden söz edilmesi mümkün değildir.


Bireylerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapabilmeleri için öncelikle iç hukuk yollarını tüketmiş olmaları gerekmektedir. Türkiye bakımından bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılması zorunlu bir aşamadır.

İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra, nihai kararın tebliğ edilmesini takiben 4 ay içinde AİHM’e başvuru yapılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin geçirilmesi halinde başvuru kabul edilmemektedir.

AİHM’e başvuru süreci oldukça teknik ve usule bağlı bir işlemdir. Başvurunun belirlenen usul kurallarına uygun şekilde yapılmaması durumunda Mahkeme tarafından kabul edilemezlik kararı verilebilmektedir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına başvuru sürecinin alanında deneyimli bir avukat aracılığıyla yürütülmesi önem arz etmektedir.