Kayseri Ağır Ceza ve Asliye Ceza Davalarında Hukuki Destek

Kayseri’de ağır ceza mahkemelerinde görülen davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Kayseri’de asliye ceza mahkemelerinde görülen davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

6136 ,5607,213 Saylı Yasalara muhalefet suçları gibi davalarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

Tutuklama kararı gibi tedbirlere itiraz başvurularına ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.

İstinaf ve Temyiz kanun yollarına başvurulara yönelik hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmetli sağlanmaktadır.

AYM ve AİHM başvurularına yönelik hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlanmaktadır.
Ceza davalarında bir davanın mutlaka lehe sonuçlanacağı yönünde kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değildir. Zira her dava, somut olayın özellikleri ve dosya kapsamına göre farklılık göstermektedir.
Örneğin haksız tahrik altında gerçekleşen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan bir olayda, mahkeme tarafından haksız tahrik hükümleri kapsamında cezada mümkün olan en yüksek indirimin uygulanmasının sağlanması, davanın sanık açısından lehe sonuçlanması olarak değerlendirilebilir.
Bununla birlikte, haksız tahrik indiriminin en yüksek ya da en yükseğe yakın oranda uygulanacağı yönünde önceden herhangi bir vaatte bulunulması hukuken doğru değildir. Çünkü cezanın belirlenmesi, somut olayın koşulları ile mahkemenin takdir yetkisine bağlıdır.
Bireylerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapabilmeleri için öncelikle iç hukuk yollarını tüketmiş olmaları gerekmektedir. Türkiye bakımından bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılması zorunlu bir aşamadır.
İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra, nihai kararın tebliğ edilmesini takiben 4 ay içinde AİHM’e başvuru yapılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin geçirilmesi halinde başvuru kabul edilmemektedir.
AİHM’e başvuru süreci oldukça teknik ve usule bağlı bir işlemdir. Başvurunun belirlenen usul kurallarına uygun şekilde yapılmaması durumunda Mahkeme tarafından kabul edilemezlik kararı verilebilmektedir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına başvuru sürecinin alanında deneyimli bir avukat aracılığıyla yürütülmesi önem arz etmektedir.
Av. Halil İbrahim Kebeşoğlu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Meslek hayatının önemli bir bölümünü Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hakim olarak görev yaparak geçirmiştir. Uzun yıllara yayılan yargı görevinde 11 yıl boyunca Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, kalan yıllarda ise Asliye Ceza Mahkemesi ve Sulh Ceza Mahkemesi hakimliği görevlerinde bulunmuştur.