Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme Suçu (TCK 82/1-j) ve Cezası

Adli bir konuyu değerlendiren aile fertlerinin toplantısını gösteren temsili resim

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen kasten öldürme suçu, insan yaşamını hedef alan en ağır suçlardan biridir. Bu suçun bazı durumlarda daha ağır şekilde cezalandırılmasını gerektiren nitelikli halleri bulunmaktadır.

Bu yazımızda Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-j maddesinde düzenlenen kan gütme saikiyle öldürme suçu ele  alınacaktır.

Kan Gütme Saikiyle Öldürme Suçu Nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 82/1-j maddesine göre, kasten öldürme suçunun kan gütme saikiyle işlenmesi halinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.

Kan gütme saiki, failin bir yakınının öldürülmesi nedeniyle intikam alma düşüncesiyle ve bir görevi yerine getirdiği inancıyla hareket etmesi anlamına gelir.

Başka bir ifadeyle kan gütme saiki;

-Geçmişte işlenmiş bir öldürme olayının bulunması,

-Bu olayın intikamını alma amacı,

-Failin bunu bir görev olarak görmesi,

Unsurlarını içeren özel bir saiktir.

Bu nedenle kan gütme saikiyle işlenen öldürme suçları, ceza hukukunda en ağır şekilde cezalandırılan nitelikli kasten öldürme suçlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Kan Gütme Saikinin Unsurları

Kan gütme saikiyle öldürme suçunun oluşabilmesi için bazı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

1. Daha Önce Bir Öldürme Olayının Bulunması

Kan gütme saikiyle öldürmeden söz edilebilmesi için öncelikle daha önce gerçekleşmiş bir öldürme olayının bulunması gerekir.

Bu olay genellikle failin: babası, kardeşi, amcası bir yakınının öldürülmesi şeklinde ortaya çıkar.

Önemli olan husus, ilk olayın tamamlanmış bir öldürme suçu olmasıdır. Eğer ilk olay öldürmeye teşebbüs aşamasında kalmışsa ikinci olayda kan gütme saikinden söz edilemez.

2. İlk Olay ile İkinci Olay Arasında Zaman Geçmesi

Kan gütme saikiyle öldürme suçunun oluşabilmesi için ilk öldürme olayı ile ikinci olay arasında belirli bir sürenin geçmiş olması gerekir.

Bu süre, failin olayı düşünmesi ve intikam alma kararını bilinçli şekilde vermesi açısından önemlidir.

Eğer olaylar arasında kısa bir süre varsa ve fail ani bir öfke ile hareket etmişse, bu durumda kan gütme saiki değil haksız tahrik hükümleri gündeme gelebilir.

3. Failin İntikam Alma Amacıyla Hareket Etmesi

Kan gütme saikiyle öldürme suçunun en önemli unsuru failin intikam alma amacıyla hareket etmesidir.

Fail;

-Öldürülen yakınının öcünü almak,

-Aile veya grup adına intikam almak,

-Kendisine verilmiş bir görevi yerine getirdiğini düşünmek,

Gibi düşüncelerle hareket eder.

Yargıtay kararlarında kan gütme saiki şu şekilde tanımlanmaktadır: Failin, daha önce öldürülen bir yakınının öcünü almak amacıyla ve bir görevi yerine getirdiği bilinciyle öldürme suçunu işlemesidir.

Kan Gütme Saikiyle Öldürme Suçunda Mağdur

Bu suçun oluşabilmesi için ikinci öldürme fiilinin mutlaka ilk öldürme olayının failine karşı işlenmesi gerekmez.

Fail;

-Failin ailesinden birini,

-Failin mensup olduğu gruptan bir kişiyi de  İntikam alma amacıyla öldürebilir.

Bu durumda da kan gütme saikiyle öldürme suçu oluşacaktır.

Haksız Tahrik ile Kan Gütme Saiki Arasındaki Bağlantı

Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri kan gütme saiki ile haksız tahrik arasındaki bağlantıdır.

Suç kan gütme  saikiyle işlenmişse haksız tahrik hükümleri uygulanmayacaktır.

Bu Suç Hangi Mahkemede Görülür?

Kan gütme saikiyle kasten öldürme suçları ağır ceza mahkemelerinde görülmektedir.

Kan Gütme Saikiyle Öldürme Davalarında Ceza Avukatının Önemi

Kan gütme saikiyle öldürme suçu, Türk Ceza Kanunu’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen en ağır suçlardan biridir.

Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma sürecinde hukuki savunmanın doğru şekilde yapılması son derece önemlidir.

Deneyimli bir ceza avukatı veya ağır ceza avukatı, bu tür davalarda şu konularda önemli rol oynar:

-Olayın gerçekten kan gütme saikiyle işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi,

-Haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının incelenmesi,

-Delillerin hukuka uygun şekilde toplanıp toplanmadığının denetlenmesi,

-Tanık ifadelerinin değerlendirilmesi,

-Dosya kapsamına göre savunma stratejisinin oluşturulması,

Gibi hususlarda yapılacak hukuki değerlendirmeler, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Kayseri Ağır  Ceza Avukatı

Ağır ceza davaları ceza hukukunun en ciddi sonuçlar doğuran dava türleri arasında yer almaktadır. Bu davalarda yapılacak savunma, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkileyebilir.Bu nedenle Ceza Avukatı desteği almak, hukuki sürecin doğru şekilde yürütülmesi açısından önemlidir.

Deneyimli bir Ceza Avukatı, soruşturma aşamasından temyiz sürecine kadar tüm süreci takip ederek müvekkilinin haklarını koruyacaktır.

Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hukuki destek alınması hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kayseri’de hizmet vermekte olan Av. Halil  İbrahim Kebeşoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.